GELECEKTEKİ HİDROJEN SEKTÖRÜ VE SAKARYA ÜNİVERSİTESİ İLERİ TEKNOLOJİLERİ UYGULAMA TOPLULUĞU-SAİTEM

GELECEKTEKİ HİDROJEN SEKTÖRÜ VE SAKARYA ÜNİVERSİTESİ İLERİ TEKNOLOJİLERİ UYGULAMA TOPLULUĞU-SAİTEM

Geride bıraktığımız yıllar gösterdi ki artan sanayileşme ve üretim ihtiyacı çok yüksek boyutlarda enerji talebini de beraberinde getiriyor. Geçtiğimiz yüzyılda kömür, petrol ve doğalgaz türevi fosil yakıtlardan elde edilen enerjimiz zamanla termik ve hidroelektrik santrallerden karşılanmaya başladı ve geleceğimizde 21,yy ‘ın en önemli başlığı olan sürdürülebilir kalkınmayı sağlayabilmek için yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelimin hız kazandığı bu dönemde geleceğin yakıtı olarak kabul edilen hidrojen hem devlet bütçelerinde hem de şirketlerin ar-ge yatırımlarında önemli bir yer tutmaya başladı. Hidrojenin yaygınlaşmasını sağlayacak avantajlar, enerji sektörünün petrole bağımlı olması, daha verimli ve düşük maliyetli enerji sağlama, çevreyi kirliğini önlemek amacıyla temiz olması, otomobillerde benzine göre daha sessiz olması

Hidrojen enerjisi geleceğin ekonomisini inşa eden enerji sektöründe dönüm noktalarından birisi ve en önemlisi. Hidrojen ekonomisine dair bugüne kadar birçok şey yazıldı, çizildi. Suyla çalışan arabaların yakın gelecekte yollarda olacağı, fabrikaların KARBONDİOKSİT emisyonlarını minimuma indirmek için HİDROJEN den azami yararlanacakları, yollarda petrol istasyonları yerine hidrojen dolum istasyonları olacağı gibi birçok öngörü… Peki, bu görüşler ne kadar gerçeği yansıtıyor? 

 

Bugün hidrojen ekonomisinin önündeki en büyük sorun hidrojen üretimi ve depolanmasına  yönelik. Dünyada Hidrojen ekonomisine yönelik öncü çalışmaları Avrupa birliği ve Amerika yürütmekte. Bu amaçla National Reneweble Energy Labaratuary, NREL, Hydrogene Researcjh Institute, HRI ve International Energy Agency  IEA  gibi kuruluşlara milyarlarca dolar bütçeler ayrılıyor.

 

TÜRKİYE’DE HİDROJEN SEKTÖRÜ  

Ülkemizde de hidrojen ekonomisine uyum ve AR_GE sürecinde birçok çalışma yapılıyor. Türkiye’deki hidrojen kaynaklarından birisi Karadeniz’de bulunan hidrojen-sülfür. Tamamen yakıt pilli araçlar üretilmesi durumunda Türkiye’de sodyum bor hidrür üretilebilir Türkiye’de Zorlu Grubu 10 milyon dolarlık yatırımla evler için yakıt pili geliştirdi. Vestel, diz üstü bilgisayarlar, cep telefonları için gerekli şarj aletlerinin prototiplerini üretti. Fırat otomotiv otomobillerde hidrojen üreten Hidrokit adlı ürünü geliştirdi. Benzinle bir arada kullanılan hidrojen sayesinde yüzde 25 oranında yakıt tasarrufu ve performansı artışı, karbondioksit emisyonunda da yüzde 70’lik bir azalma sağlanıyor. Endüstriyel uygulamalar için enerji dağıtım sistemleri üzerine çalışan EAE Elektrik de hidrojenle beslenerek elektrik üretimi yapan 1,5 vatlık bir yakıt pili geliştirdi. Yakıt pilinin satış fiyatı 3.000 dolar. Gebze Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün 100.000 euro başlangıç bütçesi ile geliştirdiği hidrojen enerjisi ile çalışan Türkiye’nin ilk melez otomobili de 3 ay içerisinde tamamlanacak. Şehir içi ulaşım için geliştirilen batarya takviyeli aracın 10-15.000 YTL satış fiyatı olması hedefleniyor.
 Yanıcı bir gaz olmasa da sıkıştırılmış haldeyken patlayıcı özelliğe sahip olan hidrojen hava sızdırmayan, sağlam yapılar içinde depolanmalı. Bunu sağlayan en uygun madde ise sodyum bor hidrörür. Bu da dünya bor rezervinin yüzde 70’ine sahip olan Türkiye’ye uluslararası üretici olma fırsatını beraberinde getiriyor.  

Üniversiteler tarafından tasarlanan ve üretilen Hidrojen enerjili araçlar da buna önemli bir örnek teşkil ediyor. Geçtiğimiz mayıs ayında Fransa’da Shell tarafından en verimli aracı ortaya çıkarmak için organize edilen Eco Marathon adlı yarışmada SAHIMO adlı Sakarya Üniversitesi Hidrojen Arabası Avrupa’da 3. Türkiye’de 1.olarak büyük bir başarıya imza attı.

Saitem SAHIMO MEKANO

23 yıldır düzenlenen , 5 yıldıır Türk takımlarının katıldığı Shell Eco Marathon tarihinde SAHIMO ile ilk defa bir Türk üniversitesi bu yarışta derece elde etmiş oldu. Yarışmaya İlk katılışı ile derece elde eden SAÜ öğrencileri SAHIMO’yu çok zorlu bir kaynak arayışı ve üretim takvimi sonrasında 110.000 dolara  mal etti.

Sakarya Üniversitesi İleri Teknolojiler Uygulama Topluluğu -SAİTEM üyesi 35  öğrenci  tarafından geliştirilen proje sonucunda SAHIMO 1 litre benzine eşdeğer hidrojen ile 453 km kat ederek Türkiyeden katılan araçlar içerisinde de en başarılı ekip oldu.

SAHİMO  metal hidrit tüplerde depolanan hidrojeni  yakıt hücresi vasıtyasıyla elektrik enerjisine çeviriyor. Hidrojenden üretilen bu elektriği elektrik motoru vasıtasıyla harekete çeviriyor.  SAHIMO’da Türkiyede ilk defa % 98 verimli tekerlek motor teknolojisi kullanıldı.

 

   Formula 1 de kullanılan yüksek mukavemet ve dayanımı çok düşük ağıorlıklarda sağlayabilen karbonfiber şase ve kabuğa sahip olan SAHIMO 136 kg ağırlığa sahip ve 3 metre boyunda , 1,2 metre genşliğinde.  Şehir araçları kllasmanında Fransa’da yarışan ve Avrupa’nın En verimli 3. aracı olan SAHIMO bünyesinde yeralan AR_GE çalışmaları ile teknik ve tasarım ödülünde de finalde yarıştı.

Kaynak: www.saitem.org

Fatih Melemez

Kerem Topçu

Simay Şencil