Mekanın Cennet Olsun Başkanım

Etiketler: ,

Dün akşam geç saatlerde işten eve dönüyordum ki öğrendim.

Üsküdar eski belediye başkanımız Mehmet Çakır hakkın rahmetine kavuştu diye. Çok sayılı sohbet edebilme fırsatı bulmuş olamam rağmen kendisine çok saygı duyuyordum. Merhum başkanımızı Allahtan rahmet ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Hayatında kendisini ziyaret etmeyi çok çok istedim, ancak nasip değilmiş. Kendisini dualarımızla uğurlayalım. Mekanınız cennet olsun başkanım.

SAİTEM Sponsoru Üsküdar Belediye Başkanına Plaket Takdimi

İşte Akif’in sıradan bir pazar günü

Etiketler: , , , , ,

Kesinlikle hata yok oldukça sıradan bir gün geçirdim bugün. Geçirdiğim bu günü başından itibaren paylaşmak istedim…

Aslında başlangıçta sıradan olmayan bir gün gibi başladı gün. Sabah yatağımda uyandım. Her uyandığımda o günkü yapacaklarımın şekilendirdiğim yatağımda ki küçük dakikalar bu sefer boştu. Aman Yarabbi olabilirmiydi acaba. Gerçekten bugün sakin bir pazar günüm mü vardı ? Buna hiç alışkın olmadığım için yanı başımdaki telefonumu aldım, ajandama baktım… gerçekten, gerçekten de bugün bir programım yoktu. Eşofmanlarımı çıkarmadan belkide saatlerimi evimde geçirip, yüksek lisans ödevimi bitirebilirdim bugün, araştırmalar yapardım, bilgisayarımla ilgilenirdim, belki de hiç bir şey yapmadan sadece boş durabilirdim. :) bunların hepsi hayaldi tabii :D

Nasılmı devam etti bugünüm.

Yatağımdan kalktım, babam ve kardeşim uyanmışlardı, günaydın muhabbetlerini mütakiben, kahvaltı hazırlamaya karar verdim. boş günümde hazır bir kahvaltı çok güzel olurdu ama hani bugünümün boş geçeceğini sanıyorum ya, aileme bir kahvaltı hazırlasam iyi olur demiştim. Kardeşim Nihad la beraber doğru mutfağa geçtik dolaptakilere uygun olarak hoş bir kahvaltı hazırlamaya başladık, Nihad masamızı düzenliyor ve direktiflerim doğrultusunda hazırlma sürecini kısaltmaya çalışıyordu var gücüyle :) (ellerine sağlık canım).

Kahvaltım henüz bitmemişti ki bir telefon çaldı, yine en uygun bendim ve telefonu açtım. Bir komşumuz nihayet seni evde buldum diye başladı sözlerine :D (bu evde yaşıyorum ama nadiren buradayım :) ) Daha önceden de aramış aynı komşumuz ancak inanınki yoğunluğumdan uğrayamamıştım kendilerine. Kusuruma bakmasınlar, Ben işe başladıktan sorna, okulada başlayınca, gençlik hevesiyle beraber gecelere kadar işte kalmak mesai saatlerini genişletmekten dolayı ekstradan hiç bir vaktim kalmıyor. Aileme bile vakit ayırmakta güçlük çekiyorum.

Evet komşumuz bi beş dakika bizim bilgisaya bakıversen olmadı biz bir bilgisayarcıya götürelim demesi üzerine ben gelir bakarım dedim. Bunca yıldır bilgisayarlarla hışır neşirim hiç bi zaman sorunlu bir bilgisayarın beş dakika bakılma ile çözüldüğünü görmedim. Ya da ben sanıldığı kadar bu işi iyi bilmiyorum.

Tabi öncelikle kahvaltımı bitirdim, sonra Abimin bilgisayarına geçtim, yeni telefona eski telefondaki verileri aktarmam gerekiyordu, Abime hürmette kusur etmeden bu işi yapmam gerekiyordu, internetten birkaç program indirdim ve iki farklı markalar arasında ki zor gerçekleşen veri aktarımını eksiksiz olarak gerçekleştirdim. He bu süre zarfında öyle tek işi yapmak yoook, bitmeye yüz tutan yazıcı kartuşlarını doldurma vazifesinide veri aktarmanın arasında halledi verdim :d 4 renk kartuş doldu, en azından bir ay dayanır sanırım:D

Aktarım bitti, Kartuşlar doldu, bu sirada annem geldi, Anneannemin yeni evine alınan yeni fırınının, fırın kısmı nasıl çalıştığını ev sakinlerine anlatmam gerekiyormuş, annem bilememiş, üzerinde ki şekillere bakılarak anlayacak olduğum şeyi annaannemlere anlatmak kolaydı, hafif tepkili onuda hallederim diyerekten devam ettim. Malesef Aceleyle geçmekte olan vazifemi tamamladım, henüz sakin kalamadığım için lenslerimi takamamıştım ki, lenslerimi takacak bir fırsat buldum ve doğru komşumuza gittim.

Eve girdiğim ve çıktığım saati bakmadım ama babam’a sorduğumda 1 buçuk saate yakın dedi. İşte beş dakika bakmak anca bu kadar hızlı oluyor. Hatta gerekli yüklemeleri başlatığ bitmesini beklemeden geldiğim halde… Bilgisayarlarına müdahale ettiğim herkes bilirki bir iş yaparken, nekadar sürer sorularını hep cevapsız bırakırım, çünkü hiç bir zaman bilgisayarın ne yapacağı belli olmaz verilen sürelee kesinlikle hükümsüzdür.

E bir zahmet üst kata çıkayımda anneannemin fırın meselesiyle bu üzerime kitlenen işleri bir sonlandırayım :D

Çıktım ve yardımcı ablamıza fırının nasıl çalışacağını anlattım zaten oldukça basitmiş, saolsun kendiside hemencik kavradı. tam çıkarken geçende annemin damlatmasına sinirlenerek sert bir şekilde sıktığı ve birdaha açılamatan musluk gözüme çarptı. ufak bir bakışla kurtuklam olmazdı, hemen kendi evimizden alet edevat alıp musluğa giriştim, gerçekten musluk biraz kötü sorunlu olduğu için açık olan bir marketten parça almam gerektiğine karar verdim, evdeki diğer birkaç ser olan musluğuda yaşlılar rahat etsin diye değiştireyim dedim onlarıda aklıma not ettim. çıkmadan önce yardımcı ablamızın kaloriferi pek ısınmıyormuş gece üşüyormuş, bu nedenle radyatörteki havanın alınması için bir düz tornavida bir de maşrapayla dooru arka odaya. bir miktar pis su akıttım ve kombiden tekrar su basıncını ayarladım, sanırım bu ısınma sorununu çözecektir.

Pazar günleri malesef açık  bir nalbur bulamam, kalabalıklığı göze alarak Bauhaus un yolunu tuttum. içeri girip aradığımı bulup çıkmam çok kısa sürse de, arabayı park etmek trafikte ilerlemenin zorluğuyla nerden baksanız 45 dakika sonra eve geri döndüm, 3 tane musluk değiştirdim. Ancak mutfak musluğu tamir olsada çok sertti, ben bu pazularımla kapatabiliyorum ama başkaları zorlanıyordu tabi :D buna bir çare derken tekrar bauhaus yoları gözüktü, çünkü biliyorumki bi işe giriştinmi en iyi şekilde yapmalısın, çünkü biliyorumki başlanıp bitirilmeyen işler insan üzerinde negatif bir etki bırakıyor, yoruyor. yorulamyım diye tekrar gittim ve bu sefer tam teşhis koyduğum ve değişmesi gereken parçayı değiştirdim. Geri döndüm ve onuda takmak için evden birkaç malzeme daha aldım. Bu arada anneme evimizdeki şu alet çantası çok dağıldı bunu bir toparlamak lazım dedim, annem bigün herşeyi yayalım ortaya gerekmeyenleri atalım gerekenleri düzenleyelim dedi. bende o gün bu gün olsun dedim. Şimdi sorabilirsiniz neden böyle bir cevap verdim, itiraf ediyorum pişmanım :D ama kaldımı kalıyor herşey. nasılsa gün heder olma yolunda durmadan ilerliyor.

komşumuzun bilgisayarı başlattığım yüklemeleri bitiremediği için yukarıda anlattığım hengamemin arasında çalan telefonlarımda sorulan sorulara, ben geleceğim bekleyin şuan çok yoğunum diyerek yanıtladım ve kapattım.

işler bitince son durak eve gitmeden önce komşumuzun bilgisayarının işlerini sonlandıralım dedim. kısa geçiyorum bitirdim ve eve geldim evimizde çıkattığım tüm alet, edevat, ıvır, zıvır, hırdavat. ile bir nalburiyele yarışabileceğimiz stok miktarındaki ev alet çantamızı düzenlemeye koyuldum, bu yazıya başlamadan önce bu işide bitirmiş oldum. İşte bilgisayarımı aldım ve bu yazıyı yazdım…

Nedenmi. Gün bittiği için değil. Çünlü gün bitmedi henüz. trafik azalsın diye biraz vakit geçirdim. şimdi birkaç gün önce yaptıüım bir laptobu yerine ulaştıracağım, ardından evime gelip, günün yorgunluğunu atacak bir duş ve yatış… he günün yorgunluğunu atacağım dedim. eğer siz yazıyı tamamen okuduysanız ve okurken yorulmadıysanız, bende bu gün yorulmadım :D

İşte sıradan bir pazarım böyle geçiyor, sıradışı bir pazarı iple çekiyorum her zaman.

kalın sağlıcaklaaa…

Kurban Bayramı

Etiketler: , ,

Tüm doslarımın, sitemi takip edenlerin,  geçiyorken uğramış ancak bu yazımı okuma şerefine nail olmuş tüm herkesin Mübarek Kurban Bayramını kutlarım.

Bugün bayram erken kalkın çocuklar demiş üstad Barış Manço, sıkı bir Barış Manço dinleyicisi olduğum için böyle başladım sözüme, sıkı bir dinleyici diyorum ama üstadın hala kavrayamadım eserlerini duyuyorum bazen, Çalışırken falan fonda bir tıngırtı olsun diye dinliyoruz bazen radyo vs, ancak üstadın öyle eserleri varki dinle dinle anlama çıkar. Nasıl devam etmiş bakalım, -giyelim en güzel giysileri, elimizde kır çiçekleri, üzmeyelim bugün anneleri- Bayramlarımızda hep güzel kıyafetlerimizi giyeriz, hatta yeni giymeye çalışırız, sünnet vazifemizi yerine getirebilmek için, anneleri hiç üzmek istemeyiz tabiki…

İngilterede ki günlerimde dinlemekten sıkılmadığımız “Kazma” isimli şarkınında sözlerine değinmek isterim.

“Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür dersen,
Kaz gelen yerden tavuğu esirgemezsen,
Bu kafayla bir baltaya sap olamazsın amma,
Gün gelir sapın ucuna olursun Kazma”

Rabbim kazmadan ve saptan uzak olmayı nasip etsin.

İskender Kebap Yerinde yenir :D

Etiketler: , , , , , ,

Haydi Bursa’ya gidelim demekle geçti gitti haftalar, herkes önce neden diyor haliyle, sonra nedenini söyleyince saçmalama diyorlar ve cayıyorlar. Neymiş efendim bir iskenden yemek için Bursa’ya mı gidilirmiş.

Vallaha denedim gördüm demekki gidilebiliyormuş :)

Yanıma arkadaş bulacağım diye geçirdiğim haftalara da yazık olmuş bence.

Paşalar gibi tek başıma gittim, kimseye de  hesap vermedim…

Önce Kadıköy Mudanya seferini yapan deniz otobüsüyle 1 saat 40 dakikalık bir yolculuk ardından Mudanyadan – Sanayi Sitesine 15 dk.lık bir otobüs yolculuğu ardından Bursaray ile 20 dk sonra merkezin tam merkezindeyim. Değerli Arkadaşım Melis Hanım ın önderliğinde kısa bir Bursa Çarşısı turu ardından ilk durağımız Bursa ULU Camii, alnımız secdeye değsinki hayrolsun ziyaretimiz ve yolculuğumuz. Sonraki hedefimiz Meşhurmu meşhur, Yoğurtlu kebabın adını kendi adıyla yeniden düzenleyen ve bunu tescil ettiren Kebapçı İSKENDER dükkanı.

Siparişlerimizi alan garsona öncelikle Hüseyin Yaşmak Abimizin selamını iletiyoruz. Hizmete kusur etmeyeceğini belirten garson siparişimizi alıyor, bir mi bir buçukmu ? Müsrifliğe lüzum yok :) birer porsiyonumuzun siparişi veriyoruz. Tamamen özel bir yemek günü geçirmeyi hedeflediğim için içeceğimi de özel seçmek istedim. Üzüm şırası ilgimi çekti ancak tereddüt ettiğim için Garson beyefendimiz bir miktar tadımlık şıra getirerek seçim yapmamı kolaylaştırdı. Sonuç olarak menüm belirlendi. Hakiki İskender Kebap ve Üzüm Şırası…

Bursa’ya gitme fikrimi söylediğim zaman bana -ay sanki istanbulda iskender yok, taa bursaya gitcen- diyenlere sadece diyorum ki, Gidin ve yeyin. Başak lafa gerek yok :D

He tabi ekstrem bir durum benimki, normalde sadece iskender kebap yemek için İstanbuldan Bursa’ya gitmek biraz abes olabilir kabul ediyorum. Ama benim kendime verdiğim ödüldü bu. Hoş bu tadı aldıktan sonra aynı ekstrem durumu tekrar yapabilirim. Ama öncelikle iki hususvar onlarıda değerlendirmem lazım.

1- Bursa’da Kebapçı İskender dükkanlarından başka ufak ama çok rağbet gören bir yer varmış, ikinci Bursa ziyaretimde buraya gitmek ve oranın lezzetini de tatmak istiyorum.

2- Kebapçı İskenderin İstanbul Ihlamurdaki şubesi: Uygun bir vakitte buraya gidip bursadaki ile lezzet kıyaslamasını yapmak istiyorum.

Benden önce bu kıyaslamayı test edenler varsa, yada istanbulda da gerçeten gerçeğin kadar güzel İskender Kebap yapan yerler varsa bunları bizle paylaşınız lütfen.

Ben yukarıda bahsettiğim iki durumu da tecrübe ettikten sorna bu yazımı güncelleyeceğim.

Herkese Saygılarımı sunar, Küçük kaçamaklarınıza benide davet etmekten çekinmemenizi bildiririm :D

Afiyet Olsun…

Kitap Okumak Güzel Şey…

Etiketler: , , , ,

Bu duyguyu uzun süre üzerimde taşıyamayan biriyim aslında. Yalan yok malesef kitap okumayan bir şahsiyetim, çok niyet ettim, bir çok kez başladım ama bitti. Yine okumadım bi yerden sonra. Kitap okumak insanı gerçekten yüceltiyor, gerçekten bir şeyler kazandırıyor.

Kitap okumak konusunda bir yazıyı neden ekliyorum, acaba bu konuda sizlere ne söyleyebilirim ki ?

Bu günlerde bir sanal kitap fuarı var, Sanal Fuar normallerden de ucuz :D bunu haber vermek istedim sizlere.

Ben kitap okumasamda okuyana bir faydam dokunsun, belki sayemde kitap alıp okuyanlar bana da bir şeyler anlatır, bende birşeyler öğrenirim diye yazıyorum.

Dostlar uzun lafın kısası Büyük şehirlerde değilseniz sanal ortamdan alışveriş oldukça işleri kolaylaştıran bir sistem.

Kitap almanız gerekiyorsa buyrun www.idefix.com a bakın fiyatlara uygunsa alın. Sonra da bana bir teşekkür edin lütfen. Fuar 12 Kasım 22 kasım 2009 tarihleri arasında devam edecek.

He ille ben kitaba dokunarak koklayarak almak istiyorum diyorsanız, Dayımın dükkanını biliyorsunuz, Kuzenim orda gidin yardımcı olsun Üsküdar Aziz Mahmut Hüdayi yokuşunda Âsitane Kitabevi… Kuzenimin fiyatlarında sürekli indirimdedir. Aklınızda olsun.

SAÜ İleri Teknolojiler Uygulama Topluluğu akifozkaya At Çiftlikleri Binicilik Tesisleri akifozkaya