antares*

Antares’tir benim yıldızım!
antares ve güneş

Akrep takım yıldızının en parlak, en kırmızı olanı, genelde mars gezegeniyle karıştırılır.Güneşten 10.000 kat daha parlak ve dünyadan yaklaşık 600 ışık yılı uzaklıktadır   (ışık yılı =  ışığın bir yılda boşlukta aldığı mesafe – kısaca Iy olarak gösterilir ve 1Iy=9460730472580.800 km dir)

Antares’in kütlesinin Güneş’in kütlesinden yaklaşık 17 kat fazla olduğu hesaplanmıştır. Yıldızın gökbilim ölçülerine göre fazla zamanının kalmadığı ve demir bir çekirdek oluşturabilecek kadar büyük bir kütlesi olduğu da göz önüne alındığında, sonunda patlayarak parlak bir süpernovaya (enerjisi biten büyük yıldızların şiddetle patlaması sonucunda aldığı isim) dönüşeceği söyleniyor. Bu olayın yaklaşık bir milyon yıl içinde gerçekleşeceği düşünülüyor ve bu, patlamanın her an olabileceği anlamına geliyor…

Söz konusu gökbilim olunca size aktarmak istediklerim bitmek bilmiyor fakat zaman zaman bildiklerimi sizinle paylaşmaya devam edeceğim.

…………………………

Tanrı bu kadar büyük işte, ona olan aşk bu tür bilgilere erişince daha da katmerleşiyor, hayal edemediğimiz bi evren var ve içinde bulunduğumuz bu evren her saniye daha da genişliyor! Onun emriyle…

Sevgiler*

Messt Kafede Mest Olun ;)

Uzuun zamandır yazı yazamıyorum malum. Nezamandır yeni bir mekan da anlatamadım sizlere

Bu kısır döngüden bir miktar kurtulup size güzelmi güzel nezihmi nezih bir mekan tanıtmak isterim.

Mekan Anadolu yakasında, daha önce anlattığım mekanlar arasında bir tanesine yakın oldukça. Nakkaştepe sırtlarında ki bu mekanıda denemenizi şiddetle tavsiye ederim.

Mekanımız: Messt Kafe

Messt Kafe eğerki akşam vakitlerinde gittiyseniz şehrin ve köprü üzerindeki araçların ışıklarıyla mest oluyorsunuz ilk başta, sonra gelen menü ile mest olmaya devam ediyorsunuz, siparişiniz gelince ise leziz yemeklerle mest olma işini tmamlıyorsunuz :D

Messt Kafe manzarası ve kalitesi ile beğeni toplayan ve bu konuda da iddialı olan bir mekan.

Gittiğimde Makarnalarının güzel olduğunu duymuştum ve siparişimi makarnalardan seçtim. ve sonuç gerçekten söyleyebilirimki çok güzeldi.Tabi ben yemek ayırmayan biriyim, herkesin damak tadı farklıdır sonradan beni mesul tutmayınız :D

Mekan iddialı elbetteki sizleri memnun edeceklerdir.

Messt Kafeye gittiğimde sakin bir mekanın huzrunuda buldum. yağmurlu bir akşamdı, ama içerinin ısısı yerli yerindeydi, masalardaki teknolojik mumlar ortama ayrı bir renk katıyorlardı ( teknolojik mum: buzlu camdan bir bardak içine yerleştirilmiş, sarı renkli kırpışan led ile yanan mum havasındaki cisim :D )

Messt Ben isterseniz Messt kafenin bir kaç adet resmini ekleyeyim daha sonrada giden ve bu yazıyı okuyan kişilerden yorumlarını rica edeyim.

Messt Kafe ye ulaşmak için adres: Rasim Ağa Sok. No 19 Nakkaştepe-Üsküdar/İST.
Telefon: 0216 530 2525 internet sayfası: www.messtcafe.com

Bir sonraki mekan tanıtımım Kadıköy Moda İskelesi :D bekleyin…

Mekanın Cennet Olsun Başkanım

Etiketler: ,

Dün akşam geç saatlerde işten eve dönüyordum ki öğrendim.

Üsküdar eski belediye başkanımız Mehmet Çakır hakkın rahmetine kavuştu diye. Çok sayılı sohbet edebilme fırsatı bulmuş olamam rağmen kendisine çok saygı duyuyordum. Merhum başkanımızı Allahtan rahmet ailesine, yakınlarına ve tüm sevenlerine başsağlığı diliyorum.

Hayatında kendisini ziyaret etmeyi çok çok istedim, ancak nasip değilmiş. Kendisini dualarımızla uğurlayalım. Mekanınız cennet olsun başkanım.

SAİTEM Sponsoru Üsküdar Belediye Başkanına Plaket Takdimi

İşte Akif’in sıradan bir pazar günü

Etiketler: , , , , ,

Kesinlikle hata yok oldukça sıradan bir gün geçirdim bugün. Geçirdiğim bu günü başından itibaren paylaşmak istedim…

Aslında başlangıçta sıradan olmayan bir gün gibi başladı gün. Sabah yatağımda uyandım. Her uyandığımda o günkü yapacaklarımın şekilendirdiğim yatağımda ki küçük dakikalar bu sefer boştu. Aman Yarabbi olabilirmiydi acaba. Gerçekten bugün sakin bir pazar günüm mü vardı ? Buna hiç alışkın olmadığım için yanı başımdaki telefonumu aldım, ajandama baktım… gerçekten, gerçekten de bugün bir programım yoktu. Eşofmanlarımı çıkarmadan belkide saatlerimi evimde geçirip, yüksek lisans ödevimi bitirebilirdim bugün, araştırmalar yapardım, bilgisayarımla ilgilenirdim, belki de hiç bir şey yapmadan sadece boş durabilirdim. :) bunların hepsi hayaldi tabii :D

Nasılmı devam etti bugünüm.

Yatağımdan kalktım, babam ve kardeşim uyanmışlardı, günaydın muhabbetlerini mütakiben, kahvaltı hazırlamaya karar verdim. boş günümde hazır bir kahvaltı çok güzel olurdu ama hani bugünümün boş geçeceğini sanıyorum ya, aileme bir kahvaltı hazırlasam iyi olur demiştim. Kardeşim Nihad la beraber doğru mutfağa geçtik dolaptakilere uygun olarak hoş bir kahvaltı hazırlamaya başladık, Nihad masamızı düzenliyor ve direktiflerim doğrultusunda hazırlma sürecini kısaltmaya çalışıyordu var gücüyle :) (ellerine sağlık canım).

Kahvaltım henüz bitmemişti ki bir telefon çaldı, yine en uygun bendim ve telefonu açtım. Bir komşumuz nihayet seni evde buldum diye başladı sözlerine :D (bu evde yaşıyorum ama nadiren buradayım :) ) Daha önceden de aramış aynı komşumuz ancak inanınki yoğunluğumdan uğrayamamıştım kendilerine. Kusuruma bakmasınlar, Ben işe başladıktan sorna, okulada başlayınca, gençlik hevesiyle beraber gecelere kadar işte kalmak mesai saatlerini genişletmekten dolayı ekstradan hiç bir vaktim kalmıyor. Aileme bile vakit ayırmakta güçlük çekiyorum.

Evet komşumuz bi beş dakika bizim bilgisaya bakıversen olmadı biz bir bilgisayarcıya götürelim demesi üzerine ben gelir bakarım dedim. Bunca yıldır bilgisayarlarla hışır neşirim hiç bi zaman sorunlu bir bilgisayarın beş dakika bakılma ile çözüldüğünü görmedim. Ya da ben sanıldığı kadar bu işi iyi bilmiyorum.

Tabi öncelikle kahvaltımı bitirdim, sonra Abimin bilgisayarına geçtim, yeni telefona eski telefondaki verileri aktarmam gerekiyordu, Abime hürmette kusur etmeden bu işi yapmam gerekiyordu, internetten birkaç program indirdim ve iki farklı markalar arasında ki zor gerçekleşen veri aktarımını eksiksiz olarak gerçekleştirdim. He bu süre zarfında öyle tek işi yapmak yoook, bitmeye yüz tutan yazıcı kartuşlarını doldurma vazifesinide veri aktarmanın arasında halledi verdim :d 4 renk kartuş doldu, en azından bir ay dayanır sanırım:D

Aktarım bitti, Kartuşlar doldu, bu sirada annem geldi, Anneannemin yeni evine alınan yeni fırınının, fırın kısmı nasıl çalıştığını ev sakinlerine anlatmam gerekiyormuş, annem bilememiş, üzerinde ki şekillere bakılarak anlayacak olduğum şeyi annaannemlere anlatmak kolaydı, hafif tepkili onuda hallederim diyerekten devam ettim. Malesef Aceleyle geçmekte olan vazifemi tamamladım, henüz sakin kalamadığım için lenslerimi takamamıştım ki, lenslerimi takacak bir fırsat buldum ve doğru komşumuza gittim.

Eve girdiğim ve çıktığım saati bakmadım ama babam’a sorduğumda 1 buçuk saate yakın dedi. İşte beş dakika bakmak anca bu kadar hızlı oluyor. Hatta gerekli yüklemeleri başlatığ bitmesini beklemeden geldiğim halde… Bilgisayarlarına müdahale ettiğim herkes bilirki bir iş yaparken, nekadar sürer sorularını hep cevapsız bırakırım, çünkü hiç bir zaman bilgisayarın ne yapacağı belli olmaz verilen sürelee kesinlikle hükümsüzdür.

E bir zahmet üst kata çıkayımda anneannemin fırın meselesiyle bu üzerime kitlenen işleri bir sonlandırayım :D

Çıktım ve yardımcı ablamıza fırının nasıl çalışacağını anlattım zaten oldukça basitmiş, saolsun kendiside hemencik kavradı. tam çıkarken geçende annemin damlatmasına sinirlenerek sert bir şekilde sıktığı ve birdaha açılamatan musluk gözüme çarptı. ufak bir bakışla kurtuklam olmazdı, hemen kendi evimizden alet edevat alıp musluğa giriştim, gerçekten musluk biraz kötü sorunlu olduğu için açık olan bir marketten parça almam gerektiğine karar verdim, evdeki diğer birkaç ser olan musluğuda yaşlılar rahat etsin diye değiştireyim dedim onlarıda aklıma not ettim. çıkmadan önce yardımcı ablamızın kaloriferi pek ısınmıyormuş gece üşüyormuş, bu nedenle radyatörteki havanın alınması için bir düz tornavida bir de maşrapayla dooru arka odaya. bir miktar pis su akıttım ve kombiden tekrar su basıncını ayarladım, sanırım bu ısınma sorununu çözecektir.

Pazar günleri malesef açık  bir nalbur bulamam, kalabalıklığı göze alarak Bauhaus un yolunu tuttum. içeri girip aradığımı bulup çıkmam çok kısa sürse de, arabayı park etmek trafikte ilerlemenin zorluğuyla nerden baksanız 45 dakika sonra eve geri döndüm, 3 tane musluk değiştirdim. Ancak mutfak musluğu tamir olsada çok sertti, ben bu pazularımla kapatabiliyorum ama başkaları zorlanıyordu tabi :D buna bir çare derken tekrar bauhaus yoları gözüktü, çünkü biliyorumki bi işe giriştinmi en iyi şekilde yapmalısın, çünkü biliyorumki başlanıp bitirilmeyen işler insan üzerinde negatif bir etki bırakıyor, yoruyor. yorulamyım diye tekrar gittim ve bu sefer tam teşhis koyduğum ve değişmesi gereken parçayı değiştirdim. Geri döndüm ve onuda takmak için evden birkaç malzeme daha aldım. Bu arada anneme evimizdeki şu alet çantası çok dağıldı bunu bir toparlamak lazım dedim, annem bigün herşeyi yayalım ortaya gerekmeyenleri atalım gerekenleri düzenleyelim dedi. bende o gün bu gün olsun dedim. Şimdi sorabilirsiniz neden böyle bir cevap verdim, itiraf ediyorum pişmanım :D ama kaldımı kalıyor herşey. nasılsa gün heder olma yolunda durmadan ilerliyor.

komşumuzun bilgisayarı başlattığım yüklemeleri bitiremediği için yukarıda anlattığım hengamemin arasında çalan telefonlarımda sorulan sorulara, ben geleceğim bekleyin şuan çok yoğunum diyerek yanıtladım ve kapattım.

işler bitince son durak eve gitmeden önce komşumuzun bilgisayarının işlerini sonlandıralım dedim. kısa geçiyorum bitirdim ve eve geldim evimizde çıkattığım tüm alet, edevat, ıvır, zıvır, hırdavat. ile bir nalburiyele yarışabileceğimiz stok miktarındaki ev alet çantamızı düzenlemeye koyuldum, bu yazıya başlamadan önce bu işide bitirmiş oldum. İşte bilgisayarımı aldım ve bu yazıyı yazdım…

Nedenmi. Gün bittiği için değil. Çünlü gün bitmedi henüz. trafik azalsın diye biraz vakit geçirdim. şimdi birkaç gün önce yaptıüım bir laptobu yerine ulaştıracağım, ardından evime gelip, günün yorgunluğunu atacak bir duş ve yatış… he günün yorgunluğunu atacağım dedim. eğer siz yazıyı tamamen okuduysanız ve okurken yorulmadıysanız, bende bu gün yorulmadım :D

İşte sıradan bir pazarım böyle geçiyor, sıradışı bir pazarı iple çekiyorum her zaman.

kalın sağlıcaklaaa…

Kurban Bayramı

Etiketler: , ,

Tüm doslarımın, sitemi takip edenlerin,  geçiyorken uğramış ancak bu yazımı okuma şerefine nail olmuş tüm herkesin Mübarek Kurban Bayramını kutlarım.

Bugün bayram erken kalkın çocuklar demiş üstad Barış Manço, sıkı bir Barış Manço dinleyicisi olduğum için böyle başladım sözüme, sıkı bir dinleyici diyorum ama üstadın hala kavrayamadım eserlerini duyuyorum bazen, Çalışırken falan fonda bir tıngırtı olsun diye dinliyoruz bazen radyo vs, ancak üstadın öyle eserleri varki dinle dinle anlama çıkar. Nasıl devam etmiş bakalım, -giyelim en güzel giysileri, elimizde kır çiçekleri, üzmeyelim bugün anneleri- Bayramlarımızda hep güzel kıyafetlerimizi giyeriz, hatta yeni giymeye çalışırız, sünnet vazifemizi yerine getirebilmek için, anneleri hiç üzmek istemeyiz tabiki…

İngilterede ki günlerimde dinlemekten sıkılmadığımız “Kazma” isimli şarkınında sözlerine değinmek isterim.

“Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür dersen,
Kaz gelen yerden tavuğu esirgemezsen,
Bu kafayla bir baltaya sap olamazsın amma,
Gün gelir sapın ucuna olursun Kazma”

Rabbim kazmadan ve saptan uzak olmayı nasip etsin.

SAÜ İleri Teknolojiler Uygulama Topluluğu akifozkaya At Çiftlikleri Binicilik Tesisleri akifozkaya